<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/platform.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar/9090144063145931452?origin\x3dhttp://kediyimben.blogspot.com', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>


17 Mayıs 2011 Salı at 14:00
My girl, my girl, don't lie to me. Tell me where did you sleep last night ?

Nirvana oo yee. Neyse konumuz Nirvana değil, ama olabilirdi de yani, çünkü Kurt Cobain'in ölümü tam tartışmalık bi şey. Yazık canım Kurt'üm T-T. Neyse, blogdaki ilk yazılarım hep kalın yazılmıştı, ama yeni şablonda kalınlar büyük harf oluyo, o yüzden, düzelticem ama üşeniyorum, şeye de üşeniyorum, yazılarda yazım yanllışı görüm mü düzeltmeye, mesela istiyo yerine idtiyo yazdıysam falan hiç dokunmuyorum, üşeniyorum napiyim. Ben her şeye üşenirim zaten, blogun altında kodlar var onları silmeye üşeniyorum, okuldan gelince giyinmeye de üşeniyorum, dün az kalsın formamla yatıyodum saat 1'de asdsdfs. Ay ben size yazmadığım zamanlarda olan şeyleri anlatıcam, şimdi, ilk olarak neden başlasam? Hah buldum, ben çeviri grubuna katıldım bi tane :D Ramen Fansub. Güzel serileri var. İşte ben de stajyer olarak işe başladım orda bi OVA çeviricem. Encode öğrenicem ehee. İkinci olarak, Kaichou wa Maid-sama'yı da bitirdim hayırlı olsun. Çok güzel ya gerçekten çokoş. Usui çok seksisin yavrım, ve Hinata sen de^^ Ay yara izini yerim laaağn ^o^ Ayyyy sonu da çokoştu beee, bittiğine üzülmedim o yüzden, bazen animeler bitince üzülüyorum, mesela salak Durarara! >:( Ne biçim bitti be, sinirlendim bayağı. Ama yine de en yaratıcı animeydi izlediğim, ayyyyy ikinci sezonu çıksın beee *o* Neyse konudan saptım ama zaaten bitmişti.
Sonra bi de şey oldu, babam bi salaklık yapmış, aile skandalımız, babaannem ne zaman çocuklarından ya da gelin-damatlarından biriyle konuşsa, konuşmadan önce canım cicim olsak da geliyo bana patlıyo, geçen gün bacağıma vurdu be >:O Ya gerçekten baba umarım okuyosundur, senin yüzünden burda işkence çekiyorum sağol, ayrıca yaptığın hiç hoş değil, neyse. Tamam sakinim u.u
Bugün İngilizce yazılısı olduk, berbat geçti amk, 3 yanlışım var galiba. Sinirim bozuldu, salak gibi yanlış okumuşum, hoca kesin dalga geçiyodur şimdi Q.Q Dinden de 2 konu aldım kesin çalışmam falan kalırım öyle mal gibi. Ders çalışmak ne kadar gıcık iğrenç tiksinç kusunç böğürünç bi şey ya. Okulu kim buldu amk KİİİMMMM!!
Erikler çok güzel. Bi keresinde Damlalardaydık, Damla elini arkasına sakladı dedi ki "Şu anda elimde bi Twilight karakteri tutuyorum, bil bakalım kim?" demişti bulamamıştım, meğer Erikmiş. Eric olan hani. Ay ben eskiden Twilight fanıydım be tiksiniyorum 3 yıl önceki kendimden falan zaten. Ben çok salaktım 2.5 sene öncesine kadar. Neyse ki salaklık şeyim 2 yıl falan sürdü sadece, bence daha az da sürebilirdi hani ama neyse.
Musit uzun bi yazı istedi ama konu bulamadım yazıcak biliyo musunuz? Diyodum ki aklıma geldi, internet sansürüne karşı eyleme katıldım, ay dur o günü anlatıyım(burda kime dur dedim hiç bilmiyorum) Şimdi 15 mayıs pazar günü, gençlik yürüyüşü vardı saat 10.30'da, istasyondan valiliye kadar gittik, sonra valilikte bi çocuk çıkıp türkü mürkü söylemeye başlayınca, "Nasılsa yoklama alındı" diyerekten ufak ufak kaçtık, Burger King'e gittik, Ecem, Seda, Büşra, Bahadır, Gürhan, Bestenur, Sadık, Onurcan ve Ben. Seda, Bahadır, Gürhan, Ecem, Beste, Büşra önden önden gidiyodu, biz de Sadık ben Onurcan arkadan dolana dolana gidiyoduk, arkadaşlarımı gördüm falan işte, "Bunlar zaten bizi istemiyo gibi hızlı hızlı yürüyo," diyo Onurcan, BK'e geldik, oturuyoruz, oturma şeklini de anlatıyım, 4lük masalar, Ecem, Gürhan, Bahadır, Beste önde, Ben, Onurcan, Sadık, Seda, Büşra arka masada oturuyoruz, Onlar menü falan aldı, biz Onur, Sadık ve ben üçlüsü aç olmayan dışlananlar olarak BKOOL aldık. Sonra Büşra birden dedi ki, "Melis'in blogunu okudunuz mu?" Ben taşlaştım birden, soğuk terler döküyorum, "Ne desem?" diye. Sonra yazdıklarımın arkasında durma kararı aldım ve dedim ki "Evet hepinizi eleştirdim, çok sinirliyken yazmıştım sakbdkj sinirimi döküyorum ben oraya." falan saçmaladım, ama biraz fazla abarttım sanırım çünkü ilgisiz alakasız Seda'ya onun hakkında çok kötü şeyler yazdığımı falan söyledim. Ama şimdi yazımı okuyun, haksız mıyım allaşkına? Neyse sonra işte Büşra güldü falan ama içinden bana saydırıyodu kesin. Neyse sonra biz sıkılıp kalktık, Onurcan eve gitti, ben Sadık'a yalvardım biraz benimle yürüyüşe katılsın diye sonra bi kızlar geldi, Sadık'ın köyden tanıdıklarımış, emo falan bi şeylerdi, kızın biri "Sevgilin mi?" dedi Sadık da "Yoo" falan dedi ama ben orları duymadım. Sonra Sadık'ın arkadaşı geldi, ben dedim ki "Eyleme kadar ben sizleyim kusura bakmayın." Bana uyar dedi arkadaşı, bi dakka sonra kızlardan biri gelip dedi ki "Sigaramı tutar mısın?" diğeri de dedi ki "Eski sevgilin mi o zaman?" Bunu ben duydum dedim ki "Ay yok alakamız yok be." Kız da "Ha iyi." dedi gittiler. Biz de Guitar Hero oynamaya gittik, ben easyde çaldığım halde bok gibi oynadım tabi ki de askgdkj sadece esparkta beleşe oynadığım için, deneme ayağına, öyle oldu. Sadık ve arkadaşı- adı Doğancan falan olabilir- expertte çaldılar, bi ara bateriyi deniyim dedim ama sıçtım batırdım, o yüzden gitara geçtim, sonra da basa. İşte saat iki oldu, eyleme gitçez, Sadıklar dedi ki "Tuvalete gidip geliyoruz." sonra 10 DAKKA BEKLETİLDİM. Arkada gizli çıkış var ordan kaçtılar falan sandım bi ara ashdjga meğer Sadık saçını yapıyomuş, "Ben bile saçımı taramadan çıkıyorum oha." Eyleme koştuk sonra, baktık kimse yok, meğer dolanmışlar bile, geri geldiklerinde ortalarına bi yere giriverdik, bağırdık falan, sansüre hayır diye, kısacık sürdü sonra dağıldık, Sadıkların başka arkadaşı geldi, ben de eve gittim. Böyle bi gündü. Oldu mu Musitcan? Uzun mu yeterince *o*
Edit: Hell yeeaaa Yoneda Kou. Seviyorum lan bu kadının çizimlerini, aşığım lan çizimlerine, en sevdiğim mangakalar listesinde *o* Mangaların da mütüş oo yeee
Edit 2: Tumblr'ı Türkçe kullanmayın bok gibi oluyo, hemen English'e çeviriyorum.

Etiketler: , , , , ,